Sesin gibi, Seninle konuştuğum anda ki heyecanım gibi. Seviyorum türküm.
Yüreğimdeki sızın, Verdiğin hüzün, Burukluğun gibi, Sensizliğinde yaşadığım “SENLİ” krizler gibi, Dupduru, dupduru su gibi, can suyu gibi. Hava gibi, deniz gibi, Mavi, mavi gibi masmavi gibi, Seviyorum sazım.
Ay gibi, Gönlümdeki gün gibi, Dünüm, bugünüm, yarınım gibi. Dokunduğum, yalın ayak yürüdüğüm cana can veren toprak gibi. Çise, yağmur, sağnak gibi, Meltem gibi, İçimdeki fırtına gibi. Tıpkı, tıpkı hayalin gibi, Sana benzettiğim pamuk bulutlar gibi, Sana geldiğim yol gibi, Bana güldüğün yer gibi, Yüreğimi koparıp attığım an gibi, Seni seviyorum şiirim.
Gece radyomda şiir, Gündüz, türküm gibi, İçime yanan sokağın lambası gibi,
Seni nasıl mı seviyorum? Balam gibi, parçam gibi, Çocuklara bakışın gibi, Barışa olan hasretim, Yarınlara olan umudum gibi,
Seni nasıl mı seviyorum? Güzel ahlak, Onur gibi, Özgürlük gibi, Emeğim, Hak edişlerimdeki terim gibi,
Seni nasıl mı seviyorum? Çocuklara ettiğim dua gibi, Gözüm, özüm, sözüm gibi, Yüreğimdeki közün, Ay ışığında yağan kar tanem gibi,
Seni nasıl mı seviyorum? Duygu tünellerimdeki ışığın, Gözümü açtıran damlan gibi, Gün gibi, tan gibi, gün batımı gibi, Beyaz, bembeyaz gibi.
Seni nasıl mı seviyorum? Mayıs çiçekleri gibi, Yamaç çiçekleri gibi, Yaban erikleri, kuşburnular, ayvalar, narlar gibi,
Sevdiceğim. İçimdeki var’ım Söyle, Sevdiğim söyle, Ya sen?
Seni çok seviyorum..
Seni, dinlediğim duygusal parçaların eşliğinde ağlarken seviyorum.
Sebepsiz, sırf dinlerken aklıma sen geldiğin için..
Seni, seninkedileri sevdiğin gibi seviyorum.
Üstüne titriyorum ve sevmeden geçmiyorum.
Seni, artık eski Türk filmlerinde kalmış olan romantizmle seviyorum.
Günümüze kendimi adapte etmeyip, yozlaşmadan, sadakatsizlik yapmadan seviyorum.
Seni, bütün dünyanın keşke duysa diyebileceğim büyülükte bir aşkla seviyorum.
Seni kahveyle seviyorum, içindeki şekerimsin, hayatımdaki tatsın diyorum.
Seni, keşke üstüne nazar boncuklarından elbise yapabilsem diyecek kadar çok seviyorum,
korusunlar seni diye. Seni, yastığıma sinen kokunun yetmezliğinde arıyorum,
sen varsın orda diye yastığımı da seviyorum. Seni, o kliplerde gördüğümüz,
kocası ölmüş olan kadınların hala masaya bir tabak daha koyduğu aşkla,
kocasının giysilerini öpüp kokladığı aşkla seviyorum, bunları yaşamaktan korkuyorum.
Seni, hiçbir zaman benim için böyle yazılar yazmayacağını bilerek,
ama kimsenin duyamayacağı aşk sözcüklerini hep kulağıma fısıldayacağını bilerek seviyorum,
o yüzden hiç üzülmüyorum.
Seni, hayatıma girdiğin ve babamdan sonra sevdiğim ikinci adam olduğun için seviyorum.
Seni, 'gösterme duygularını ona' 'acı çektir,kanırt' diyenlere inat tüm doğallığımla,
oyun yapmadan seviyorum. Seni, bana sigara içirtmediğin,
ömrüme ömür kattığın için bu hayatı daha bir hevesle yaşayarak seviyorum.
Daha ötesi var mı?
Ben seni böyle seviyorum...
Seni Nasıl Sevebilirim
Sevenler imkansızın gerçekleşeceğine inanırlar. İngiliz Edebiyatının en iyi şairlerinden Elizabeth Barrett ve Robert Browning birbirlerine çok güzel mektuplar yazmışlardır.
Robert Browning, Elizabeth Barrett'i hiç görmemişti.
yazılı eserleri dışında birbirleri hakkında hiçbir fikre sahip değillerdi.
Her ikiside alanlarında başarılı olmuşlar ve birbirlerinin eserlerine
saygı ve hayranlık beslemişlerdi. Robert'ın 10 Ocak 1845
yılında Elizabeth'e yazdığı mektubunda bu hayranlık katalizör görevi görmüştür:
Sevgili Bayan Barrett, şiirleriniz beni cezbediyor.
Bu mektubu sakın ola ki bir iltifat mektubu olarak ele almayın.
Sizin debanızın farkına yeni varığımı da düşünmeyin.
Şiirlerinizi ilk defa okuduğum geçen haftadan bu yana size
neler yazabileceğimi düşünmekten başka bir şey yapmadığımı itiraf etmeliyim.
kurtadıklarını belirterek ortaya koymak istiyorum.
Şiirden anlayan biri olarak hata arayıp bulmam bile mümkün olmadı.
Şiirleriniz adeta benim bir parçam haline geldiler. Size kendimi ifade edebilmeme hislerimi açığa çıkarmama yardımcı oluyorlar. Şiirlerinizi büyün kalbimle seviyorum.
Sizi de öyle.Elizabeth o günlerde otuz dokuz yaşındaymış
ve sağlığı iyi değilmiş Evden pek çıkmıyormuş. Hiçbir çocuğunun
evlenmesine izin vermeyen babasının boyunduruğunda yaşıyormuş.
Babası karşı çıktığından gizlice mektuplaşıyorlarmış.
Mektupları edebiyat açısından o kadar değerlidirki iki kalın cilt günümüze
kadar gelmiştir.Elizabeth, Sonnets From the Portuguese
(Portekiz'den Soneler) adlı eserlerinde ilk anından başlayarak bu söz flortünü işler.
Mutluluk, pişmanlık, güven ve sevgi gibi çeşitli insani duygulara değinilmiştir.
Elizabeth, en sonunda 1845 Mayısında Robert'ın ,onu ziyaret etmesine izin verir.
Haftada bir kez gizlice buluşurlar.
Eylülde Elizabeth şöyle yazar: Bana hayal ettiğimden çok daha fazla şey hitap ediyorsun.
Zarar vermediğim, seni üzmediğim sürece sana ait olmak istiyorum.
'' Bir yıl kadar daha buluşurlar ve her gün, bazen günde iki kere mektuplaşırlar.
buluşma ve sevgili olma aşamasına gelmişlerdir.''Roberth ona, evlenmeleri ve
İtalya'ya taşınmaları konusunda çok baskı yapmıştır.Elizabeth, önce direnir
ama sonra kabul eder. Babasının evlenmelerinin karşı çıkacağını bildiğinden,
12 Eylül 1846 yılında gizlice evlenirler.
Bir hafta sonra İtalya'ya yola çıkarlar Önce Pisa'ya oradan
Florence'a sonrada yaşayacakları yer olan Casa Guidi'ye giderler.
Elizabeth, babasını bir daha hiç görmedi. Babası da onu hiç affetmedi.
Babasına gönderdiği bütün mektuplar açılmadan geri geliyordu.
Yeryüzünde bu ilişki olmasa bizler aşağıdaki sözcüklerin tadına varamayacak,
bu sözcüklerden yoksun kalacaktık :
Seni nasıl seviyorum?
Anlatmaya başlayayım mı?
Seni derinlikler ve yükseklikler kadar seviyorum.
Ruhum duygularımın ulaşamadığı noktalar kadar ulaşıyor.
Varlığını ve zerafetini seviyorum.
Ben seni günlerin ötesinde seviyorum .
Güneş ve mum ışığı kadar çok
Seni özgürce seviyorum bir erkeğin hakkı olduğu gibi..
Seni safça seviyorum bu övülmeye değmezmi?
Şehvetle seviyorum..
Eski üzüntülerim adına seviyorum seni çok ruhumla
Kaybedebileceğim kadar seviyorum..
Bütün azizler adına nefesimi tutarak seviyorum..
SENİ SEVİYORUM
Seni seviyorum
Seni seviyorum
Seni seviyorum
Ne güzel bir duygu
Ne tatlı bir olgu
Seni seviyorum evet,evet
Seni deliler gibi seviyorum
Ne güzel bir hayal
Ne güzel bir rüya
Seni seviyorum
Ben seni,seni seviyorum
Ne güzel bir sebep
Ne güzel bir gerçek
Ben seni,seni,seni,seni,seni seviyorum
Yokluğuna ölümün adını koydum
Varlığınla hayatın tadına doydum
Ölümüne bekledim sonunda buldum
Senden önce sevgi bilmez bir kuldum
Ve ben seni sevdim, seni seviyorum
İlk gördüğüm anda aldın götürdün
Bazen sevdin, bazen süründürdün
Çok yaktın az söndürdün
Çok ağlattın az güldürdün
Olsun canım olsun ben seni seviyorum
Sana yemin ediyorum ki Aşkım üstüne
Senden gelen her şey başım üstüne
Çünkü ben seni sevdim,seni seviyorum
Sen bir tomurcuktun, sonra açtın
Nedendir bilmem,bazen kaçtın
Sevileni sevene hasret bıraktın
Ben feryat ettim, sen yine yaktın
Olsun be gülüm ben seni sevdim,seni seviyorum
Sen benim nazlı açan gülümsün
Bazen hayat, bazen ölümsün
Başı sonu olmayan günümsün
Canım sen benim can özümsün
İster sev, ister sevme gülüm
İster yaşat, ister öldür gülüm
İster kaldır at, ister söndür gülüm
Ben seni sevdim, seni seviyorum
Bu nasıl bir aşk, nasıl sevgi anlat?
Sen böyle güzelken yüreğim yatmaz rahat
Sen tutsak etmişsin, kim eder azat?
Ben seni sevdim, seni seviyorum
Gözlerim senden güzelini görmedi
Kalbim seni sevdi başka kız bilmedi
Neler çekti nelerde seni silmedi
Çünkü ben seni sevdim,seni seviyorum
Hayata anlam vermek senin görevin
Seni çok sevmek benim görevim
Nasıl anlatılır ki sana özlemim
Sen benim canım,aşkım,her şeyim
Varlığınla varım yokluğuna düşmanım
Böyle sevdiğime sanma ki pişmanım
Acılar yıkıpta kalmasada dermanım
Kollarında olsun gülüm son anım
Unutma ben seni sevdim,seni seviyorum
Tatlı güzelliğine bakmak gözlerimin bayramı
Seni bir kez sarmak her acımın dermanı
Seni böyle sevmek sanki kaderin fermanı
Her şeyden çok istiyorum benim olmanı
Her an hatırla, ben seni sevdim seni seviyorum
Sebebine öleyim, yeter ki hiçbirşeye üzülme
Bu kahpe dünya değişecek bizimle
Sevgimi haykırıyorum her sözümle
Aşkım ben seni sevdim, seni seviyorum
O kadar kırılıyorum ki bazen diline
Ölsemde söylemez misin? Sadece iki kelime
Şu an söyle inan ki seni duyacağım
Sen rüyada ben yanında olacağım
Çünkü ben seni,seni seviyorum
Sen bakma kelimelere, şiirlerde akar gider
Tatlı güzelliğin her görüşümde, yüreğimi yakar gider
Her buluşmadan sonra gözlerim ardından bakar gider
Canım ben seni,seni seviyorum
Sana sevgimi anlatamaz hiçbir kelime
Kim engel olabilir ki duygu selime?
Hangi zaman kilit vurabilir ki dilime?
Ben seni sevdim işte
Niye sevdim? Bana sorma kendine bak
Tan yeri ağarmadan hiç gelmezmiş şafak
Geceler bitecek ve Güneş doğacak
Hasret elbet geçmişte kalacak
Çünkü ben seni,seni bir daha seni seviyorum
Ne kadar büyük ki önümüzdeki dağlar?
Bizi bizden uzakta kader mi bağlar?
Herkes gülerde bir tek sevdamız mı ağlar?
Biz istedikçe kesişecek yollar
Canım hayatım ben seni seviyorum
Aşk yolu acıdır sabır istemez boşuna
Elbet uğrar bir gün ,her insanın başına
Hayallerde olsada sende hep gel yanıma
Yine acı veripte yine birgün soğuma
Nazlı gülüm ben seni sevdim,seni seviyorum
Beni benimle sev, beni benimle anla
Hangi sevda böyle artar zamanla?
Sende unutma beni hatırla
İster dalarak ister birkaç satırla
Unutma ben seni,seni seviyorum
Gözlerinle değil, yüreğinle gör beni
Hasretinle değil, ellerinle sar beni
Özleminle değil, benliğinle sev beni
Ve ben canım seni seviyorum,seni
Geçmişte acı olsanda geleceğe ümitsin
Ölümlerden alıpta yaşamaya sebepsin
Gerçekte değilsede hayallerde benimsin
Çünkü ben seni seviyorum sen benim sevdiğimsin
Bu yolda olacaksa eğer hemen olmalı elveda
Kim sahip olmuş?kimde var böyle sevda?
Seviyorsan eğer bensiz dünyayı aklından sil
Ben nasıl biliyorsam, sende benim kıymetimi bil
En güzel duygu ölümüne sev ölümüne sevil
Sevmek öyle bir duygudur ki kelimelere sığmaz
Geceler uzun gelirde sabaha varmaz
Yürek ellerini açıpta, ALLAH’a nasıl yalvarmaz?
Yaradan hiçbirşeyi boşu boşuna yaratmaz
Seni öyle sevdirdi ki başkasını aratmaz
Her şey sende sevginin tadı,aşkın heyecanı
Nazlı bakışın uğruna, gelde feda etme canı
Ne zaman hatırlasam seni ilk gördüğüm anı
O an nasılda durdurmak istemiştim zamanı
Sende umarsız sev Gülüm, senin için yananı
Mutluluk çoğu zaman bakışlarda saklıdır
Seven sevgi ister, sebebinde haklıdır
Paylaşılınca artan tek şey var
O da sevmek ve sevilmektir yar
Sensiz anlar hüzünlü, gözlerim arar seni
Sen varmış gibi hayalinle, ellerim sarar seni
Şu an ne yapar diye, sözlerim sorar seni
Kendinden geçer, çılgınca, yüreğim sever seni
Sen bakma yüreğime, bazen çaresiz kırılır
Seven sevse bile bazen sevgisiz kalınır
Gün gelir an olur insan sevdiğine alınır
O anlarda Gülüm ne ölünür, ne yaşanır
Bakışlarım bazen hüzünlüdür, sen onlara aldırma
Benim suçum yoksa eğer acımasız saldırma
Ayrılık uyuyan şeytan, onu sakın kaldırma
Bana sevginle gel, beni sakın yıldırma
Dünya benim olsaydı, uğruna feda ederdim
Mutlu olacağını bilsem, inan çeker giderdim
Nazlı kalbine söyle yüreğimin selamı var ona
Öldürmeden yaşatacaksa yine kıymasın bana
İçim hayata buruk, gözlerimden anlarsın
Belki bir gün unutup belki bir gün sonlarsın
Ben yaşıyorsam eğer, sen her şeye anlamsın
Sen yok mu sen? Sen nazlı yarsın
Olmayacağın bir günü gözlerin görmesin derim
Ölümüme sebep olsanda seni silmesin kaderim
Yokluğun ölümden acı, bunu iyi bilirim
Uğruna yaşanır aşkım, ben böyle biriyim
Kokunu içime çekerken,hasretin yoğurur beni
Sensiz anlarda sanki ölüm çağırır beni
Gecelerde tatlı hayalin nasıl yatırır beni?
Sen istedikçe canım, ne caydırır beni?
Kim bakabilir ki benim gözlerimle sana?
Kim haykırabilir ki benim sözlerimle sana?
Sensiz anın başlangıcı ölümle gelsin bana
Benim bitişim ömrümden ömür versin sana
Seni sevmenin tadı, sende saklı
İnsan niye sever? Bazen almıyor aklı
Herkes severde, bir biz mi yasaklı?
Yalnız değilsin aşkım, her an yanındayım
Belkide kalbinin her atışındayım
Belkide gözlerinin her bakışındayım
Belkide rüyalarında her yatışındayım
Sen hayata küsme sakın, uğruna yaşayan var
Sen varsan eğer, bir işe yarayan var
Sen benim canım,aşkım,birtanem
Sen benim nazlı açan gültanem
Hasretinin yükü ağır, kaldırmak çok zor
Neler neler çektiğimi gelde bana sor
Yine seni severim bir daha ve bir daha
Ellerim ya sana kavuşsun ya da kara toprağa
İnsanlar sevgiden bahseder, tanımını yapan var mı?
Sevginin sonu varsa , elveda diyene kadar mı?
Sevgiyi, aşkı geç işte sana her şeyin tanımı
Aynaya bakta gör, benim hayat yanımı
Kendine gözlerimle baksan, gözlerine inanamazdın
Benim gibi büyülenip görmeye kıyamazdın
Ey sevmeye doyulmayan tatlı yar
Senden daha güzel bir şey mi var?
Sen gönlümdeki ateş, yüreğimdeki sevdamsın
Sen gecelerimdeki güneş, gündüzlerimdeki anlamsın
Sen gözlerimdeki bakış sözlerimdeki şiirim
Sen benim herşeyim ama her şeyim
Birgün gitmeye kalkarsan, beni öldürmeden gitme
Son nefesimi vermeden beni sakın terk etme
Öyle bir sen varsın ki benim canımda
Ölüm nedir ki? Sensizliğin yanında
Her şey ALLAHtandır ne verirse versin
Yeter ki sensizlikten önce ölüm gelsin
Yüreğine söyle sadece şunu bilsin
Bıraksın kendini ve ölümüne sevsin
Tatlı Aşkım
Herşeyi yazdım belki
Ama bir şeyi unutmuşum
Ben…
Seni gördüm…
Seni sevdim..
Ve..
Seni canımdan çok seviyorum Aşkım……………..
Seni
seviyorum Seni seviyorum
Seni seviyorum Ne güzel bir duygu Ne tatlı bir olgu Seni seviyorum Seni deliler gibi seviyorum Ne güzel bir hayal Ne güzel bir rüya Seni seviyorum Ben seni,seni seviyorum Ne güzel bir sebep Ne güzel bir gerçek Ben seni,seni,seni,seni,seni seviyorum Yokluğuna ölümün adını koydum Varlığınla hayatın tadına doydum Ölümüne bekledim sonunda buldum Senden önce sevgi bilmez bir kuldum Ve ben seni sevdim, seni seviyorum İlk anda aldın götürdün beni benden Bazen sevdin, bazen süründürdün Çok yaktın az söndürdün Çok ağlattın az güldürdün Olsun canım olsun ben seni seviyorum Sana yemin ediyorum ki Aşkım üstüne Senden gelen her şey başım üstüne Çünkü ben seni sevdim,seni seviyorum Sen bir tomurcuktun, sonra açtın Nedendir bilmem,bazen kaçtın Sevileni sevene hasret bıraktın Ben feryat ettim, sen yine yaktın Olsun be gülüm ben seni sevdim,seni seviyorum
Sen benim gülümsün Bazen hayat, bazen ölümsün Başı sonu olmayan günümsün Canım sen benim can özümsün İster sev, ister sevme gülüm İster yaşat, ister öldür gülüm İster kaldır at, ister söndür gülüm Ben seni sevdim, seni seviyorum Bu nasıl bir aşk, nasıl sevgi anlat? Sen böyle güzelken yüreğim yatmaz rahat Sen tutsak etmişsin, kim eder azat? Ben seni sevdim, seni seviyorum Gözlerim senden güzelini görmedi Kalbim seni sevdi başka bilmedi Neler çekti nelerde seni silmedi Çünkü ben seni sevdim,seni seviyorum Hayata anlam vermek senin görevin Seni çok sevmek benim görevim Nasıl anlatılır ki sana özlemim Sen benim canım,aşkım,her şeyim Varlığınla varım yokluğuna düşmanım Böyle sevdiğime sanma ki pişmanım Acılar yıkıpta kalmasada dermanım Kollarında olsun gülüm son anım Unutma ben seni sevdim,seni seviyorum Tatlı güzelliğine bakmak gözlerimin bayramı
Seni bir kez sarmak her acımın dermanı
Seni böyle sevmek sanki kaderin fermanı
Her şeyden çok istiyorum benim olmanı
Her an hatırla, ben seni sevdim seni
seviyorum Sebebine öleyim, yeter ki
hiçbirşeye üzülme Bu kahpe dünya
değişecek bizimle Sevgimi haykırıyorum
her sözümle Aşkım ben seni sevdim, seni
seviyorum Sana sevgimi anlatamaz hiçbir
kelime Kim engel olabilir ki duygu
selime? Hangi zaman kilit vurabilir ki
dilime? Ben seni sevdim işte
Niye sevdim? Bana sorma kendine bak
Tan yeri ağarmadan hiç gelmezmiş şafak
Geceler bitecek ve Güneş doğacak
Hasret elbet geçmişte kalacak
Çünkü ben seni,seni bir daha seni
seviyorum Ne kadar büyük ki önümüzdeki
dağlar? Bizi bizden uzakta kader mi
bağlar? Herkes gülerde bir tek sevdamız
mı ağlar? Biz istedikçe kesişecek
yollar Canım hayatım ben seni seviyorum
Aşk yolu acıdır sabır istemez boşuna
Elbet uğrar bir gün ,her insanın başına
Hayallerde olsada sende hep gel yanıma
Yine acı veripte yine birgün soğuma
Gülüm ben seni sevdim,seni seviyorum
Beni benimle sev, beni benimle anla
Hangi sevda böyle büyük
Sende unutma beni hatırla
İster dalarak ister birkaç satırla
Unutma ben seni,seni seviyorum
Gözlerinle değil, yüreğinle gör beni
Hasretinle değil, ellerinle sar beni
Özleminle değil, benliğinle sev beni
Ve ben canım seni seviyorum,seni
Geçmişte acı olsanda geleceğe ümitsin
Ölümlerden alıpta yaşamaya sebepsin
Gerçekte değilsede hayallerde benimsin
Çünkü ben seni seviyorum sen benim
sevdiğimsin Bu yolda olacaksa eğer
hemen olmalı elveda Kim sahip
olmuş?kimde var böyle sevda? Seviyorsan
eğer bensiz dünyayı aklından sil Ben
nasıl biliyorsam, sende benim kıymetimi bil En güzel duygu ölümüne sev ölümüne sevil
Sevmek öyle bir duygudur ki kelimelere
sığmaz Geceler uzun gelirde sabaha
varmaz Yürek ellerini açıpta, ALLAH'a
nasıl yalvarmaz? Yaradan hiçbirşeyi
boşu boşuna yaratmaz Seni öyle sevdirdi
ki başka bişey aratmaz Her şey sende
sevginin tadı,aşkın heyecanı Bir
bakışın uğruna, gelde feda etme canı Ne
zaman hatırlasam seni ilk gördüğüm anı O an nasılda durdurmak istemiştim zamanı
Sende umarsız sev Gülüm, senin için
yananı Mutluluk çoğu zaman bakışlarda
saklıdır Seven sevgi ister, sebebinde
haklıdır Paylaşılınca artan tek şey var
O da sevmek ve sevilmektir yar
Sensiz anlar hüzünlü, gözlerim arar
seni Sen varmış gibi hayalinle, ellerim
sarar seni Şu an ne yapar diye,
sözlerim sorar seni Kendinden geçer,
çılgınca, yüreğim sever seni Sen bakma
yüreğime, bazen çaresiz kırılır Seven
sevse bile bazen sevgisiz kalınır Gün
gelir an olur insan sevdiğine alınır O
anlarda Gülüm ne ölünür, ne yaşanır Bakışlarım bazen hüzünlüdür, sen onlara aldırma
Benim suçum yoksa eğer acımasız
saldırma Ayrılık uyuyan şeytan, onu
sakın kaldırma Bana sevginle gel, beni
sakın yıldırma Dünya benim olsaydı,
uğruna feda ederdim Mutlu olacağını
bilsem, inan çeker giderdim Kalbine
söyle yüreğimin selamı var ona Öldürmeden yaşatacaksa yine kıymasın bana
İçim hayata buruk, gözlerimden anlarsın
Belki bir gün unutup belki bir gün
sonlarsın Ben yaşıyorsam eğer, sen her
şeye anlamsın Sen yok mu sen
herşeysin Olmayacağın bir günü gözlerin
görmesin derim Ölümüme sebep olsanda
Hayat bana bir şans daha tanırsa, bundan faydalanan ilk sen
olacaksın”
Kırık umutlarında, tuz buz yarınlar...Kırık harfler,nasıl da
batar canına ve nasıl batırırsın göğsüme, sarıldıkça.
Her defasında biraz
daha uzak, biraz daha soğuk ama her defasında biraz daha
özlemle.
Suskunluğundaki tüm isyanları, gözlerin haykırır gözlerime.
Şiirine ses olursun, bazen şiirimde gizli özne. Her defasında ama her defasında,
bir kıvılcım daha sıçrar öpüşünden tenime, söndüremezsin de.
Şehirler
arası yollara vurursun kendini, beyaz şeritlerde düğümlenir dar ağacımın ipi ve
her şehir tabelasında, zaman dakikalarını vurur ölüme. Gölge gibi uzar gidişin
ve yayılır özlemin dört duvar arasında titreyen mumum sıcağında. Bende
boşaldıkça saydam sevişlerin, titreyen gölgede birikir damlalar...kırmızı bir
mum daha biter dibinde “yıldızlar gibi sönük”.
Ve sonu gelmez
sensizliğim...sadece bu yollar ayırır bizi, bilirim. Kağıttan çiçeklerin
dikenleri batar avuçlarıma...
Siyah lalelerini
bekler örttüğün toprak, ben lalelerde gamzelerini görmenin hayalini
kurarım.Mayıs bekler şarkılarım, şiirlerimse ellerimi.
Bir türlü tutamam
kalemi, dilimin ucunda biter çıbanlar. Tüm sevgi sözlerini yutarım, kızarım ya
gidişine ya da varlığında, yokluğu yaşamaya.
Kağıtlar bekler, kalem
bekler, şiirler bekler ve saçlarımın arasında titrer parmaklarım, altında
biriktikçe sessiz dizeler.
Perdeyi çekip yıldızlara, ruhsuz bedenimi
hazırlarım uykuya. Sen gibi dokunarak örerim saçlarımı – oysa sen açık seversin
bilirim- her bir çukurunda saklarım nefesini. Her sabah kurdelemin ucunda
çözülür nefesindeki mayıs çiçekleri.
Antika, küçük bir ayna var baş
ucumda. Kaç kez fırlattım kirpiklerimde eriyen buz parçalarını... kırsam da,
parçalasam da en küçük kıymığı batsa da dökülür sessizliğimizde bir
şeyler...uykusuzluğum bile renksizce kanar, Kadehte bile rengi uçar
sarhoşluğumun.
Beyaz çarşafa uzanırım, kirli bedenimle –hiç sevmem beyaz
çarşafı; yüzüme ölümü çarpar, soğuğu, yalnızlığı. Sabaha sarmalayıp bir tabuta
konacakmışçasına ürpererek uzanırım ya da kabuslarda buz kesecekmiş gibi bedenim
ve yattığım gibi kalkarım. Bir yanı düzgün, her yanı soğuk yatağın- Sensizliğe
uyanmak yok mu?
“Bugün sana mutluluk getirsin olmaz mı! ” deyişlerini
çarparım bir avuç suyla yüzüme. Tenimi ısıtırım parmak izlerinden arta
kalanlarla.
Ellerin ne kadar uzaksa ellerime, bilirim yüreğin o kadar
yakın yüreğime, adını dilime mühürlediğim.
Hayat bize bir şans daha verir
belki, olmaz mı! ! ! !
Seni seviyorum...
Seni, seninle paylaşamayacak kadar çok seviyorum.
Çabalama
sakın anlamak için beni. Benim derdim bendeki benleri,
bendeki senleri seninle
paylaşmak değil ki...Seninle anlam kazanmadı sahip olduklarım.
Ben zaten güneşin
parlak bir tepsi gibi kapladığı göğe yabancı değildim ki!
Ayın kızıydım ben
senden önce de. Simden bir örtü gibi üstüme örter ayı,
hıçkırıklarımla
renklendirirdim dolunayı...
Öpüşlerimi saklamadım hiç dudaklarına. İçimi
kıpır kıpır yapan baharla taçlanan papatyaların
sarı göbeklerinde de dolaştı
dudaklarım, sahip olamadıklarının acısını inci tanelerine
dönüştürüp yanaklarına
bir kolye gibi dizen çocuğun acısını da tattı pembe yanım...
İstediğim
için vardın hayatımda. Sana uyanan sabahlar
katmak istediğim için, düşlerimde
soktum seni koynuma. Gülüşünün haylazlığını,
gözyaşlarının tuzlu tadını tatmak
istediğim için “aşk”a düştüm bu deli oyunun kucağında.
Sokaklarda yürüyen, kendi
geleceğine adımlar atan milyarlarca insandan ikisiydik yalnızca.
İstemedim sıradanlığın gri ezikliğiyle renklenen bir
sevdayı. Özeldi, özel kalmalıydı.
Özlemeliydim hep seni, istemeliydin hep beni.
Kavuşamamanın, yoklukların devasa gölgesi olmalıydı üzerimizde...
Ben
seni kavuşmak için değil, kavuşmayı özlemek için sevdim...
Öyle bir imza attın ki
sol yanıma, gizli gizli dolaşıyorsun bedenimin her yanında...
Öyle bir yazıldım
ki alnına, taşıyorsun gitsen de dünyanın öbür ucuna...
Buydu istediğim hayatıma
anlam katan adamım, ben sensiz, sen bensiz hep yarım kalacak bir
yanımız...
SEVİYORUM SENİ Hüzünlerimin Sevince
Dönüşlerinde Seviyorum Seni Çıkmaz Sokakların Çıkışında İmkansızlıklarda
Nefes Alışımda,Kalp Atışımda Seviyorum Seni Yaşamak İçin Seviyorum Seni
Güneşin Doğduğu Yerde Seviyorum Seni Gecenin Ayaz Karanlığının Çiğ
Islaklığında Dünyanın Dönmesi Kadar Gerçek Seviyorum Seni Bu Evrende
Varolmak İçin Seviyorum Seni
Yedi Tepeli Şehr-i İstabul'dan Seviyorum
Seni Boğazdaki Martıların Sessiz Çığlıklarında Kız Kulesinin İhtişamında
Seviyorum seni Bu Şehirde Sensiz Seninle Yaşayarak Seviyorum Seni
Umutlarımın Başladığı Yerde Seviyorum Seni İçimde Hergeçen Gün
Yeşeren Sevda Tohumunda Hiç Ayrılmayacağımız Günlerin Hayalinde Seviyorum
Seni
Deli Sevdalardır Beni Yaşatan Ancak Ben Olurum Hırçın
Dalgalarında Zincirler Eylemez Olur Beni Sendeyken Sadece Aşkının
Denizidir Alevleri Söndüren
Sana Adadım Beni Senle Yaşarım Her
Deliliği Sensizken Kuru Çöl Kumları Gibi Kalırım Susuz Yazlar
Misali
Seni
seviyorum desem sadece, olmaz mı!
seni silmesin kaderim Yokluğun ölümden
acı, bunu iyi bilirim Uğruna yaşanır
aşkım, ben böyle biriyim Kokunu içime
çekerken,hasretin yoğurur beni Sensiz
anlarda sanki ölüm çağırır beni Gecelerde tatlı hayalin nasıl yatırır beni?
Sen istedikçe canım, ne caydırır beni?
Kim bakabilir ki benim gözlerimle sana?
Kim haykırabilir ki benim sözlerimle
sana? Sensiz anın başlangıcı ölümle
gelsin bana Benim bitişim ömrümden ömür
versin sana Seni sevmenin tadı, sende
saklı İnsan niye sever? Bazen almıyor
aklı Herkes severde, bir biz mi
yasaklı? Yalnız değilsin aşkım, her an
yanındayım Belkide kalbinin her
atışındayım Belkide gözlerinin her
bakışındayım Belkide rüyalarında her
yatışındayım Sen hayata küsme sakın,
uğruna yaşayan var Sen varsan eğer, bir
işe yarayan var Sen benim
canım,aşkım,birtanemsin Hasretinin yükü
ağır, kaldırmak çok zor Neler neler
çektiğimi gelde bana sor Yine seni
severim bir daha ve bir daha Ellerim ya
sana kavuşsun ya da kara toprağa İnsanlar sevgiden bahseder, tanımını yapan var
mı? Sevginin sonu varsa , elveda diyene
kadar mı? Sevgiyi, aşkı geç işte sana
her şeyin tanımı Aynaya bakta gör,
benim hayat yanımı Kendine gözlerimle
baksan, gözlerine inanamazdın Benim
gibi büyülenip görmeye kıyamazdın Ey
sevmeye doyulmayan tatlı yar Senden
daha güzel bir şey mi var? Sen
gönlümdeki ateş, yüreğimdeki sevdamsın Sen gecelerimdeki güneş, gündüzlerimdeki anlamsın
Sen gözlerimdeki bakış sözlerimdeki
şiirim Sen benim herşeyim ama her
şeyimsin Birgün gitmeye kalkarsan, beni
öldürmeden gitme Son nefesimi vermeden
beni sakın terk etme Öyle bir sen
varsın ki benim canımda Ölüm nedir ki?
Sensizliğin yanında Her şey ALLAHtandır
ne verirse versin Yeter ki sensizlikten
önce ölüm gelsin Yüreğine söyle sadece
şunu bilsin Bıraksın kendini ve ölümüne
sevsin Tatlı Aşkım Seni canımdan çok seviyorum
Aşkım
Seni Seviyorum...Seni
Seviyorum
SENI SEVMEK
Seni sevmek, bir sadakati degil, sadik
bir ihaneti sevmektir. Kaybetmeyi ve her seferinde yeniden baslamayi
sevmektir, seni sevmek. Seni sevmek, ayriligi daha ilk dakikadan
kabullenmektir. Ayrilik çöplügünde ask aramaktir seni sevmek. Cevapsiz
bir soru, sorusuz bir cevaptir askin. Kaç bilinmeyeni oldugunu bile
sayamadigin bir denklemi çözmeye çalismaktir, seni sevmek. Seni sevmek,
"olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni" beklemektir
"Dostlar yıldızlara benzer. Karanlık çöktüğünde yalnız onlar vardır."
Arkadaş ile dost kelimesi eş anlamlı iki kelime olarak bilinir. Halbuki, anlam ve pratik olarak oldukça farklıdır. Her dost arkadaştır ama her arkadaş dost değildir. Hayatımızdaki bütün arkadaşlarımızı yaşam eleği ile elersek geriye kalan bir veya bir kaç dost diyebileceğimiz kişilerdir. Bu sayı bazen o kadar daralır ki , yaşamınızda hiç bir dost kalmayabilir.Yaşanan bu sürece yalnızlık diyebiliriz. Nasıl ayıracağız bu ince noktayı ? Eleyeceğiz ama yaşam eleğinin kriterleri ne olacak ? İşte sizlere kendi yaşantımdan iktibas edeceğim bir kaç değerlendirme: Kötü günlerinizde yanınızda olan ve yüzünde tebessüm olmayan Günlük hayatınızda fazla görükmeyen , kara günlerinizde ilk gelen Sizinle sevginizi , amacınızı , kaygınızı , inandığınızı, hüznünüzü paylaşan ve bu duygularınızı kimseye anlatmayan Eşinize , anne ve babanıza bile anlatamadığınız sırları , kaygıları dinleyen kimse Sığınılacak ve dalga kıranı olan tek limanınız Maddi sıkıntınızda istediğinizde veren değil istemediğiniz halde yardım eden Kavga etsenizde yaptığı iyilikleri yüzünüze çarpmayan Ne olursa olsun sizden yararlanmaya çalışmayan Anlattığınız sırları öldüğünde mezarına taşıyan Hayatımızda dostlar yoksa fırtınalarda sığınacak bir limanınız yok demektir. Acılar paylaşıldıkça azalır , mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır. Dost olmayan kişilerle yapacağınız her paylaşım bunun tersi olabilir. Mutluluğunuz acıya dönüşebilir. Dost kişi toprağa benzer. Sevdiklerini kucağına alır. Ailenize bile anlatamadığınız sırları öldüğünde toprağına gömer. Dost kapıyı çalan Hızır’a benzer. Üstünüze çöken karanlık onun içine doğar. Başınıza gelen bir kötülük onun rüyalarında zuhur eder. Lambalar kırıldığında,karanlıklar bastığında yolunuza meşale tutar. Arkadaşı sen ararsın ama dost seni bulur. Uçurumun kenarına gelmeden, duanın sonunu etmeden dost gelmez ki hayatına. Dost Hızır’a benzer. Sen hikmet istemezsen o gelmez ki… Uçurumun kenarında sana hangi arkadaş el uzatabilir ki… Açlıktan ağlayan çocuğunu kandırmak için tenceresine taş kaynatan o kadının kapısını çalan bir dosttu. Göğsü daralan Musa’nın ansızın yaşamına giren Hızır bir dosttu. Sakın, sırrını ve kaygını her esen rüzgara anlatma. Sen daraldığında, karanlık üstüne çöktüğünde girdaba uzanan bir el,uçuruma giren bir el, karalığa süzülen bir meşale, gözyaşı dualarına bir rüya gelecektir muhakkak. Göremediğin boyutlar,sezemediğin yansımalar,duyamadığın yankılar vardır. Sen karanlığa düştüğün an , dost gönüller rüyasında ağlar. Ve bir gün… Duanın sonu bitmeden bir kapı çalınır,bir yazı gelir,bir resim belirir yaşamının sayfalarında. Göremediğin boyutlar,sezemediğin yansımalar,duyamadığın yankılar vardır. İnanması zor ve ürpertici olsada
Gözlerine bakarken umurumda değil mevsimler Gülüşün hep deniz kenarı bana Sen bir adım attığında göreceksin Elinde balonlarla bekleyen o adam benim Aldığım en derin nefessin sen Dudaklarının dudaklarımdaki işgali hala yüreğimde Nefes alıyorum ama hala bulamadım seni
'ben sana yanarken şimdi...sen kim bilir nerede üşüyorsun'
Güneş karlı dağlarla.. Denizler kumsallarla.. Çiçekler ilkbaharla
Ben seninle MUTLUYUM..
İyi ki geldin bana.. Gelip boş olan yanımı doldurdun.. sonbaharın matemine dokunup da gizlice.. sol yanımda durdun..
ışıyan bir alev gibiydi gözlerin.. önce ılık bir rüzgarla sardı yüreğimi.. sonrasında volkanlar yokladı düşlerimi.. ve sen bir daha hiç gitmedin.. hep o serin güzde.. hep olacağın yerde.. yüreğimde.. sol yanımda.. bekledin..
bir gün.. ‘her şeye inat kal’.. dedin..
karşı çıkıp da, inadına alıp başını.. gitmedi… bekledi gönül… durdu ve bir nefes aldı… gördüklerini göremediklerini bir bir saydı.. hepsinde esen ılık bir rüzgar vardı.. rüzgar tekrar tekrar sararken nefesini.. gitmedi.. gözlerini kapayıp onca söze inat.. bekledi..
gittiğin uzak şehirlerden.. dönüp de ellerinden tutmanı.. gelip de bahar gözlerinle bakmanı.. kavuşup da bir daha kopmamayı.. bekledi.. iyi ki de bekledi..
geldiğin gün anladı.. bitmemişti bu masal.. her ne kadar bitti dese de.. her ne kadar bitmesi gerekse de.. bitemedi.. bitmeyecek, sonsuza dek sürecekti..
kaç baharları eskitecek.. kaç kez rüzgarlarla kanatlanıp da.. ellerime değecek.. saçlarımdan usulca öpüp türkümüzü söyleyecekti..
iyi ki diyorum şimdi.. iyi ki sevdim, ve seviyorum seni..
Biliyorum bunu Ve biliyorum, yıllardır beni gözlediğini; tuzlu suyun ardından bakan bir yosun gibi... Biliyorum; bildiklerimi "bilmediğimi" zannettiğini!
Senden başka da sen yok ki! Ama, yine de her zaman birşeyler var gülümsemeye değen... Değil mi? Sadece, "görmeyi seçmek" zor geliyor bize bazen!
Omuzum, elbette müsait... Olan ne kadar çok şey de olsa, güvenebilirsin bana; Gözyaşlarını bile duyacak kadar sessiz kalabilirim...
İlk veya son defa, farketmez... Ağlayabilirsin, ilk veya son defa. Ağlayabilirsin hıçkıra hıçkıra ve sarsıla sarsıla. Ağlayabilirsin, sıkıldığımı düşünmeden... Utanma; gözlerimi kapayabilirim! Ve gözlerim kapalı kalabilirim sırılsıklam oluncaya kadar
Hadi, bil artık sen de; Senden başka sen yok ki... Yine de her zaman birşeyler var gülümsemeye değen... Ama bazen "görmeyi seçmek" zor geliyor bize. Değil mi?..
Hatırla; Sen varken de "titriyordu" güneş, suya düşerken!.. Hatırla; Soğuk değildi, ama sen de titriyordun.
Değişmeyen şey "yıldızımız" mı ne!.. Gözlerin parlıyor mu yine, ona bakarken; benim gözlerim gibi? Yoksa sen, denizler ötesinde, kendi "kara"larında mısın?..
Gözlerinden düşürüp, bana bir yıldız bıraktın; Gözlerimde taşıyayım diye... Affet... Olmadı... Yapamadım. Gözlerimde hiçbir zaman yıldızına yer olamadı; Gözlerimde sen vardın!
Biliyorum, yıllardır beni gözlediğini, tuzlu suyun ardından bakan bir yosun gibi... Biliyorum; bildiklerimi de bilmediğimi zannettiğini. Biliyorum; senden başka da sen yok... Ama yine de biliyorum; her zaman bir şeyler var gülümsemeye değen
Bir soluk kadar yakın yıldız kadar uzak derler sevgi için. Uzanırsın yetişemezsin yetişirsin dokunamazsın dokunursun vazgeçemezsin vazgeçersin ama unutamazsın!!